|
29. August 2006
YENİ YASALARLA, İŞSİZLERE YAPILAN ESİR MUAMELESİNE HAYIR!....
von Arslan Yilmaz
|
|
İzin dönemi nedeniyle, devre-arası molası verilen reformlara, kalındığı yerden devam ediliyor. Tatil öncesi ve sonrası ortamı ve ruh halini iyi değerlendiren Hükümet, tepkileri azaltmak, kafaları olabildiğince karıstırmak için, bu kez de önümüze, kulağa hoş gelen, yüreklere (işin aslı anlaşılıncaya kadar) su serpen "Hartz IV'ü düzeltme" ambalajlı, yeni bir kararnameler paketi sürüyor. Daha sonraki uygulamalarıyla da anlaşılacak ki, 1 Ağustos 2006'da yürürlüğe giren bu ek yasa, Hartz IV'ün ´işsizler üstündeki yükünü' azaltma şöyle dursun, bilakis Hartz IV'ü, daha seri ve verimli işletebilmek, (onlar için) daha kârlı hale getirebilmek için, alınan önlemler paketinden başka bir şey değildir. Buna göre:
- Işsizlik Parası alanlar, (sığınmacılar gibi) izinsiz, ikamet ettikleri mekanı terkedemeyecekler.
>İş Kurumlarınca, gösterilen her türlü iş, ( bir sene içinde) 3 kez reddedildiğinde, önce yüzde 30, sonra yüzde 60, bunun da tekrarı durumunda, yardım alan işsize, kira da dahilyüzde yüzlük bir yardım kesintisi uygulanabilinecek.
- Genellikle işsizlik öncesi dönemde, aile ve fertlerin gelecekleri düşünülerek oluşturulan "hayat sigorta fonları", eğer 1 Ağustos'tan itibaren, -sadece emeklilik amacı taşıyan- bir sigorta fonuna dönüştürülmezlerse, bu birikmiş tararruflar harcanmadan, İ.Parası II, yani (Alg-II) alınamayacak.
- İşsizlik Parası (Alg-II) alanlara, önceleri -yaş başına- 200 Euro olarak tanınan ve onun altına dokunulmayan tasarruflar, artık 1 Ağustostan itibaren, -yaş başına- 150 Euro üzerinden işlem göreceğinden, ayrıca çocukların ise tasarruf sınırı , 4100 € dan 3100€ a düşürüldüğünden bu miktarın üzerinde yer alan tasarruflar, "servet kabul edilip", aradaki farkın, evvelâ istenen yardım öncesi tüketilmesi istenilecek.
-
- Evini kendisi için büyük, ya da masraflı bulup, başka kiracılarla paylaşanlar, veya (Wohngemein-schaft'lar) kuranlar, bu kişilerle aynı evde bir seneden beri birlikte oturmakta iseler, İş Kurumlarınca, her an " acaba bu ilişkilerde -kuruma bildirilmeyen- herhangibir ailevî, evlilik ilişkileri var mı ?" şüphesi oluşabileceğinden, talep üzerine bunun aksini, yani olmadığını inandırıcı bir şekilde ispat etmek, belgelemek zorunda kalacaklar.
-
- Bu ilişki ve bilgilerin, doğru bildirilip-bildirilmediğini kontrol için devlet, ( belli şartlarda) özel (sosyal) hafiye ve dedektiflerini devreye sokarak, gerekirse komşuların, hatta 3.cü şahısların ağzını arayarak, kişilerin özel hayatı didik didik edebilecek.
- 1 Ağustos 2006 sonrası, Yeni Sosyal Kanunun 22.ci maddesine göre, ölçütleri tespit edilen kriterlerden
daha pahalı evlerde oturanlara, artık müsamahalı davranılmayacak, (özel bazı durumlar hariç) , kira farkının üstlenilmesi, ya da evden çıkılması şartı koşulacaktır.
- Boşanma, ayrı yaşamaya başlama, dul kalma, okuldan mezun olma vs. gibi durumlar sonrası, birden yardıma muhtaç duruma düşenlere, 1 Ağustos'tan sonra, ani iş teklifleri yapılacak ancak verilen işlerin, iyi ya da kötü ,ucuz ya da pahalı denmeden kabul edilmesi istenecektir. Nedensiz iş reddedenlerin, yardımları kesilecektir.
- İş Kurumları, yeni yasanın 51.ci maddesine göre, (şayet onlara safça bildirmişsek) telefonlarımızı, birlikte çalıştıkları (Call Center'ler), yani "telefonla soru sorma şirketlerine". devredebilecekler ve bu yolla, ağzımızdan alınan lâf ve bilgiler, daha sonra bize karşı İş Kurumlarca değerlendirilecektir.
“67 yaşından sonra emekli olmak, bizim için´ ne anlama' geliyor? — Bize iş ulmak için, 2 sene daha zaman veriyorlar.”
Bu doludizgin uygulamaya sokulan kısıtlamalar sonucu, işsizler/ emekliler süratle yoksullaşır, çalışanların iş koşulları son derece zorlaşırken, Hükümet ve çevreleri, (geçen yıla oranla, yüzde 17.4 daha az ödenen Alg-II den dolayı), bu yıl İş Kurumlarının 9,9 milyar Euro kâr edileceğini, bir zafer sarhoşluğu havası ile kutluyor..Görüldüğü gibi, sessiz kalındığı sürece, bu fırtınanın birgün duracağını, ortamın normalleşeceğini söylemek imkansızdır. Tam tersine onlar, elde-avuçtaki son hakların da alınmasına dek, bu politikalarını sürdürmeye niyetli ve kararlıdırlar..Maliye Bakani Steinbrück ten sonra , CSU Sekreteri Marcus Söder'in ifadeleriyle de netleşen yeni adımın, bu kez, Alg-II yi alanların, " 3 haftalık ´senelik iznine el koymak" olacağına, politik çevrelerce artık kesin gözüyle bakılmaktadır. Bu nedenle, geleceğimizi ipotek altına alanlara, ocağımızı birer-ikişer söndürenlere, bizi namerde boyun eğdirenlere en azından ´sesli bir hayır ' demenin, artık zamanı gelip çatmıştır.Bu tavrımızı, önce seçimlerde "reform partilerine" hayır diyerek, daha sonrada Sonbaharda düzenlenecek, (16.09.2006) çeşitli protesto ve etkinliklere aktif katılarak göstermeliyiz. Öyleyse kolay gelsin
< Acı söyleyen bir Dost >
ViSdP.: Arslan Yilmaz | c/o LinksTreff | Prinz-Eugen-Str. 11 | 13347 Berlin
Tel. 465 07 109 | Fax: 465 07 129 | E-Mail: argacan3.yi@t-online.de |
Internet: www.linkstreff.de
|
|
|
|